| Favorilere Ekle | Sitene Ekle | İletişim |

Magazinde Web Dizini

  ANA SAYFA
  Magazin 
  Dedikodu 
  Moda 
  Sağlık 
  Aşk 
  Cinsellik 
  Kültür & Sanat 
  Playboys 
  Diyet 
  Sosyete Kadın 
  Hollywood 
  Son Dakika 
  Müzik 
  Tatil 
  Güzellik Salonu 
  Sosyete Mekanı 



Çok Okunanlar
  Britney Spears yine büyüledi
  Seksi olmayı, bana bakılmasını seviyorum

Bu grubu tanıyor musunuz?

20.09.2007


Eski Popcorn yeni Kreş müziğine tam gaz devam ediyor. Bizce mutlaka dinlemelisiniz!




Çanakkale’den Popcorn olarak gelip, kısa zamanda parlayıp ilk albümlerini Kreş adıyla çıkardılar. Rock müziğe disko havasıyla farklı bir enerji katan Kreş’ten Serkan Ferat (vokal-gitar) ve Emrah Atay’la (davul) ilk albümleri “Zaman Yok”u konuştuk.

Yeni isminize alıştınız mı?

Serkan Ferat: Alıştık. Bayağıdır aklımızdaydı zaten. Tabii normal olarak yadırgayanlar var. Ama içerik aynı sonuçta. Aynı müziği yapıyoruz. Neticede Popcorn adını da sevmeyenler vardı.

Albümde dikkat çeken, grubun iki yüzünün olduğu. Hem disko-rock yapıyorsunuz hem gitarları öne alıp farklı bir yola giriyorsunuz. Ne dersiniz?

Emrah Atay: Evet doğru. “Zaman Yok”un çalışmaları Müzikal anlamda üçümüzün de beğenilerinin biraz daha elektronik müziğe doğru kaymaya başladığı zamanlara denk geldi. Rock olan yanımız ise eski günlerimizden; Popcorn’un ilk kurulduğu zamanlardan geliyor.

Disko ile flört ne zamandır sürüyor? Özellikle bir başlangıç noktası var mı?

Serkan Ferat: İki senedir bir sound’la iç içeyiz. Disko-rock sevgisi, benim için DFA Records’un sanatçılarını dinlemekle başladı. Mesela LCD Soundsystem, Rapture… Bence çiğlik açısından çok iyiler. Bir rock grubunu çiğ olarak dinlemeyi özlemiştim. O duyguyu 70’lerde bıraktık çünkü. Son iki yıldır beni en çok heyecanlandıran şey, yeni grupların ilk albümleri oldu. Evde dinlediğimiz müzikler gibi canlı bir sound oluşturmak istedik. Diğer yandan da punk-rock’tan kopamayız. Tavır için bu önemli. Bu arada albüme aldığımız tepkiler çok güzel. Bir beklenti vardı. Bunun karşılamak bizim için çok keyifli.

Kreş’in temelinde punk-rock var, diyebilir miyiz?

Serkan Ferat: Temelde net bir şey ya da sınırlar yok. Çok şeyden etkilendik.
Emrah Atay: DJ müziği bizi çok etkiledi. Açıkçası 2 sene evveline kadar pek haz etmediğim bir şeydi. Ama Erol Alkan’ı dinleyicince işler değişti. Çanakkale’den bu yana beraber yaşıyoruz. Üçümüz de hayatımızı aynı evde geçirdiğimiz için yeni müzikleri birlikte keşfediyoruz. Bu da gruba yansıyor.
Serkan Ferat: Son dönemde elektro-rock çalan indie DJ’lerin sayısı artmaya başladı. Çanakkale’de sahneye çıktığımız dönemlerde de cover yaptığımız bir şarkıyı hiçbir zaman bire bir çalmazdık. DJ seti gibi çalmayı seviyorduk. Bu da bir rock grubunun ve onu izleyenlerin sınırları biraz zorlaması anlamına geliyor.
Çanakkale’de aynı okulda mı tanıştınız?

Emrah Atay: Evet, aynı okulda tanıştık. Ben Makine okuyordum, Serkan İngilizce Öğretmenliği, Ufuk ise Turizm ve Otelcilik. Grubu Serkan kurmuştu, biz Ufuk’la sonradan dahil olduk. Bu arada ben yarıda bıraktım okulu; müzik ağır bastı.

İstanbul’a gelme fikri nasıl çıktı ortaya? Kolay bir macera değil, çünkü çok fazla grup var…

Serkan Ferat: Önce maddi olanakları yaratmak gerekti. Ailemizden destek almıyorduk. Çanakkale’deyken de kendimiz kazanıyorduk. Bazen 1 günlüğüne de olsa İstanbul’a gelip çalıyorduk. Kendimizi tanıtıyorduk. Ayrıca başka şehirler de vardı. Haftanın 7 günü, 3 farklı şehirde çalıyorduk. 2005’te İstanbul’a gelince herkesin nasıl çaldığını gördük. Çok da büyütecek bir şey yoktu ortada. Herkes 40-50 tane cover şarkı benimsemiş, ya Placebo ya da Muse gibi davranıyorlar. Bizim elimizde bestelerimizin olması avantajımızdı.

Albümdeki şarkılar kaç yaşında?

Emrah Atay: 1 yaşında da var, 7 yaşında olan da. Mesela ‘Sahte Sarışın’ın yaşı daha fazla; 9-10 senelik falan. Çanakkale’de 3 tane demo çıkarmıştık.

Demolardaki şarkılara ne oldu?

Emrah Atay: Onları belki yeniden gözden geçirebiliriz, ikinci albüm için.
Serkan Ferat: 2. albüme de şarkı ayırdık. Konserlerde çalıp tepkilere bakıyoruz.

Hızlı yol aldığınızı söyleyebiliriz. İstanbul’a gelişinizin 2. yılı sonunda albümünüz çıktı…

Serkan Ferat: Biz atılımcı bir grubuz. En büyük şansımız Jack Daniels’ın yarışmasını kazanmak oldu. Ama bestelerimize ve kendimize güvendiğimiz için albüm çıkaracağımıza inanıyorduk.

Geçtiğimiz yaz tüm büyük festivallerde çaldınız. Festivaller nasıl geçti sizin adınıza?

Emrah Atay: Festivallere eğlenmek için gidiyoruz. Kamp kuruyoruz, arkadaşlarımız falan geliyor. Festival ruhunu yaşamaya çalışıyoruz.
Serkan Ferat: Biz 3 kişiyiz ama bir yere tüm arkadaşlarımızla birlikte çete gibi gideriz. Müziğimizi besleyen de, bu etrafımızdaki çekirdek arkadaş grubu. Çok dışarı açık bir grup değiliz aslında.

Albümde birlikte çalıştığınız ekip de iyi. Prodüktörünüz Tarkan Gözübüyük. Turgut Berkes de yanınızdaymış. Nasıl geçti kayıt süreci?

Emrah Atay: Tarkan’ın bize çok katkısı oldu. O kadar çok eğlendik ki, kayıtlar bitmesin istedim.
Serkan Ferat: Tarkan’la çalışmayı çok istiyorduk. Tarkan bize, hiçbir elektronik alet kullanmadan, disko ve elektronik bir sound oluşturmamızın önemli olduğunu söyleyince çok rahatladık. Gitar ağırlıklı bir müzik istemedik. Tipik rock anlayışı bizi biraz sıkıyor.
Yeni gruplar illa ki Tarkan Gözübüyük’le çalışmak istiyor. Sizin onunla çalışmayı istemenizin sebebi neydi?

Serkan Ferat: Tarkan hayatta karşılaştığım birkaç pozitif insandan biri. Siz ne istediğinizi biliyorsanız, Tarkan onu anlıyor ve yardımcı oluyor.

Turgut Berkes’le neler paylaştınız albüm sürecinde?

Serkan Ferat: Şarkı sözlerine katkısı oldu. Benim yazmak istediğim bazı temalar vardı. İngilizce Eğitim aldığım için bazen doğru Türkçe kelimeyi bulmakta zorlanıyorum. Turgut Berkes’in doğru kelimeleri seçmekte bana çok yardımı oldu. Onunla birlikte çalışmak, sohbet etmek bir müzik ansiklopedisiyle konuşmak gibiydi. Kayıt süreci bizim için okul gibiydi.

Beste yapma süreciniz nasıl? Herhangi biriniz bu işin ağırlığını üstleniyor mu?

Serkan Ferat: Ben temel noktaları buluyorum. Gerisi tamamen paylaşımla olur.
Emrah Atay: Çok eğlenerek beste yapıyoruz. Müzik için tartışma yaşamayız pek.

Aynı evde olmak, grubu sürekli yaşamak bir anlamda. Bunun aranızdaki kimyaya nasıl etkileri oluyor?

Serkan Ferat: Üç farklı insan aynı evde yaşıyorsunuz. Kız arkadaşlarımızdan, her şeyden daha çok birbirimizle beraberiz. Bir süre daha bunu sürdürmek istiyoruz. Sürekli sohbet ediyoruz. Aramızdaki paylaşım çok şeyi hızlandırıyor.

Albümün kapağında bir punk hava var…

Serkan Ferat: Kapağın böyle olmasını istedik. Çünkü insanlar bizi hep bu halimizle gördü. Fotoğrafta terlediğimiz gözüküyor, çünkü gerçekten çalıyoruz. Bu kapak içerdeki müziği destekliyor. Artık büyük grupları izlemekten zevk almıyorum. Çünkü rock müzikte de basma kalıp durumlardan kurtulmak lazım. Önemli olan o punk rock ruhuna sahip çıkmak. Üç akorun ve söyleyecek bir şeyin varsa çıkıp söylemelisin.
Peki sizinki nasıl bir yol?

Serkan Ferat: Zor zamanlar atlattık. Çanakkale’den gelip böyle bir sound’u ortaya koymak kolay değildi. İnsanların söylediğimiz şarkıların sözlerine dikkat etmesini isterim. Kreş’teki çocuklar, ‘Takım Elbise Suratlı Adamlar’ ve ‘Terli ve Kirli’de bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar.

Biraz sözlerden bahsedelim o zaman. Neler önemli sizin için söz yazımında?

Serkan Ferat: Önemli olan insanlara farklı bir bakış açısı sunabilmek. “Buradan bakmak hiç aklıma gelmemişti” demeliler. Hep cevapları bekleriz hayatta. Belki de soruları değiştirmemiz lazım. ‘Terli ve Kirli’ dünyadan bahsediyoruz. Modern hayatta önümüze birçok seçenek sunuluyor. Peki daha mı mutluyuz? Aslında acılar artıyor. Çünkü seçenekler arttı. Nejat Yavaşoğulları’nın bir lafından çok etkilenmiştim. Stüdyo İmge’nin ilk sayılarında çıkmıştı. “Rockçının ilk görevi aptal olmamaktır” demişti. Ben de bu dikkati göstermeye çalışırım.

Bulutsuzluk Özlemi’ni hâlâ takip ediyor musun?

Serkan Ferat: Müzik olarak takip etmiyorum. Zaten o tavır beni etkiler. Müzikte bir yenilik ararım. Benim de yapmaya özeneceğim bir şey olmalı… Bence müzik böyle takip edilmeli. Hayata yarın yeniden başlayacak gibi. İcabında sevgilisinden ayrılacak, annesine babasına karşı koyacak.

Siz albümde böyle bir tavır koyduğunuzu düşünüyor musunuz?

Serkan Ferat: Evet düşünüyorum.

Röportajda bazı grupların ismi geçti. Sizden son olarak sevdiğiniz 10 grubun 10 albümünü söylemenizi rica ediyorum?

Serkan Ferat: Radiohead’in “Ok Computer”u benim hayatımın albümüdür. LCD Soundsytem’in 2 albümü de çok önemlidir. Böyle albümler neden bu kadar önemli diye düşünüyor insan. Önemli çünkü, “Ok Computer”dan sonra müzik bir daha eskisi gibi olmadı.
Emrah Atay: Tom Yorke’un solo albümü de güzel. Erol Alkan var tabii ki.
Serkan Ferat: Oasis’in “(What's the Story) Morning Glory” albümü önemlidir. Türkçe bir şeyler de söylemek lazım. Tabii ki Mor ve Ötesi’den “Dünya Yalan Söylüyor”.

Mor ve Ötesi’nin önceki albümlerini nasıl buluyordunuz?

Serkan Ferat: Yetersiz. Bir müzik grubunun bu yollardan geçmesi çok doğal. Onlar müziğe çok erken başlayıp erken albüm çıkardılar. Bizim erken yayınlama şansımız olmadı. Bu sürede grupların hatalarını çok iyi takip ettik. Eminim ki başka insanlar da bizim için aynı şeyleri söyleyecektir. “Dünya Yalan Söylüyor”u dinlediğimde “Vay be Türkiye’den böyle bir sound çıktı” demiştim. Ve ilk defa benim dönemimde bir politik şarkı ‘Cambaz’ 1 numara oldu.

Mor ve Ötesi’nin kendini geliştirmesi biraz zaman aldı, diyorsunuz. Peki siz kısa sürede kafanızdaki müziğe nasıl ulaştınız?

Serkan Ferat: Neyi yapıp neyi yapmayacağımızı biliyoruz.

Bu aslında Mor ve Ötesi’nin ilk 3 albümüne müteşekkir olma anlamına mı gelir?

Serkan Ferat: Kendi algılarımızın açık olmasına daha çok. Bir parçanın tonunu belirlerken bile çok uğraşıyor ve şarkının kendisini önemsiyoruz.

Tonlarla çok uğraşmak başta bahsettiğin çiğlikle çelişmiyor mu?

Serkan Ferat: Çeliştiği için zaten böyle oluyor. Tek bir yolu yok. Üçümüzün o an orada olması ve elimizdeki materyalin ne istediğine bağlı tamamen.


Anasayfaya Dön

Bu haber 1106 defa okundu.

Kaynak :

  Haber İle Bağlantılı Diğer Haber Başlıkları...

 Müzik Haberleri

Eurovision şarkısıyla eleştirmenlerden tam not alan Hadise iddialı!... Britney Spears GMA´da sahneye çıktı, her zaman olduğu gibi şovuyla dinleyenlerini adeta büyüledi....
Janet Jackson bu yıl sonunda çıkartmayı planladığı, kilo vermek hakkında bir kitap yazacak.... Rihanna hayranlarının güvenliği açısından konserlerine şemsiye ile gelinmesini yasakladı....
Kanye West ve 50 Cent aralarındaki "albüm satış rakamı" kavgasını bitirmişe benziyor.... Teoman, kendi albümlerini satın almadığı halde magazin sayesinde birçok kişinin kendisini tanıdığını söyledi....
Madonna 28 Nisan´da çıkacak olan yeni albümünün adını açıkladı: Hard Candy.... Amy içinde aksesuar, kozmetik ürünleri ve kıyafetlerin bulunacağı kendi moda markasını yaratmaya hazırlanıyor....

“Asla türban takmam!R..
Ceza feat Sezen Aksu
Buket Doran’dan ders alı..
´Yoncimik’ de bebe..
Rihanna kime aşık?
Söz ve müziğiyle Teoman…
Fatih Akın´ın yeni gözde..
Beyonce´den ilginç istek
Kazım DVD´de yaşayacak
“Hiç olmadığım kadar sek..
Lenny Kravitz İstanbul´d..
Reklam jingle´ı şarkı ol..
Ceza’dan 10. yıl konseri
Müjde! Demir sahnede
Teoman´dan albüm gibi ki..
Emre Aydın’cılar buraya!
maNga’nın sesi olun!
Beckham ve Snoop rap yapacak



Ekonomi Köşesi

» Ekonomi Sözlüğü

» Forex Hakkında

» Teknik Analiz

» Borsa Sözlüğü

» Enflasyon Nedir

» Dünya Ekonomisi





Anket
İnternet = ??

Diyet (195)
Magazin (258)
Resimler (1464)
Videolar (4763)
Haberler (84)
Futbol (532)
Hiçbiri (118)
Hepsi (604)


Polisin Saraç imzalı kıyafeti
Cengiz  Semercioğlu
Karadeniz gecesi
Cenker Tezel
Bir genç kadından cesur bir değerlendirme
Güzin Abla 

  Link Köşesi

» Mankenler

» Ekonomi

» Videolar

» Sibel Kekilli

» Pınar Altuğ


     Alan Adı TOPlist