|
|
Sadece 24 yaşında. İki albümü var ama kazanmadığı ödül kalmadı. Grammy’ye bile 6 dalda aday gösterildi. İkinci albümünün satışı 1 milyonu çoktan geçti. Sesini ilk duyanlar onu Afro Amerikan bir müzisyen sandı. Oysa Amy Winehouse beyaz bir İngiliz Yahudi kızıydı. Onun için herşey yolunda gibi gözüküyordu.
Ama o kadar başarı kazanan ikinci albümüyle birlikte bir skandallar kraliçesine dönüştü. Bunu reklam amacıyla yapmıyordu. Ciddi bir alkol ve kokain bağımlısı, korkutucu bir bulimia hastasıydı. Birkaç ay önce evlendiği sevgilisiyle birlikte bir batağa düştü. Tutuklandı, konser turnelerini iptal etmek zorunda kaldı. 2008’e girerken kocasından da ayrı düştü, çünkü o barmen dövmekten hapiste.
Londra doğumlu Amy Jade Winehouse, caz müzisyenleriyle dolu bir ailede dünyaya geldi. Daha 10 yaşında Sweet’n’ Sour isimli bir rap grubu kurdu. 13 yaşında gitar çalmaya, 16’sında beste yapmaya başladı. Demolarını bir arkadaşı aracılığıyla A&R’e yolladı ve 2003’te ilk albümünü yayınladı.
Caz öğelerini kullandığı Frank adlı bu albümle İngiltere’de önemli bir ödül olan Brit Awards’a aday oldu. Albümün satışı bir ilk albüm için iyiydi, hatta platin plak aldı. Arkasından ödüller yağdı: Ivor En İyi Şarkı Sözü Yazarı ödülü, Mercury Music Prize ödülü gibi. Ama bütün bunlar, 2006’daki ikinci albümü Back To Black’in yarattığı yankıyla kıyaslandığında az bile kalırdı.
Daha da caz ağırlıklı olan Back to Black, çok başarılı oldu. Önemli yazarlardan tam not aldı, billboard listelerine ilk üçten girip birinciliği kaptı ve uzun süre elinde tuttu. İngiliz müzik sanayiinin derneği British Phonographic Industry (BPI) tarafından yapılan açıklamada 1.65 milyon kopya sattığı belirtildi. Apple firması, iPod için en çok indirilen sanatçıları açıkladığında Amy yine ilk üçteydi. Rehab, You Know I’m No Good ve Tears Dry On Their Own şarkılarıyla, 2008 Grammy ödüllerine altı kategoride aday gösterildi.
Anasayfaya
Dön |
|
Bu haber 1202 defa okundu.
Kaynak :
|