|
|
16.04.2007 |
Yarın akşam Çırağan Sarayı'nda yapılacak defilede modacı Faruk Saraç tasarladığı yeni polis kıyafetlerini tanıtacak.
600 parçalık bu koleksiyondan bazıları, defileden önce Sibel Arna'nın röportajıyla bugünkü Kelebek'te yer alıyor.
Polisin kıyafetlerini değiştirmesi radikal bir karar.
Bugün 30'lu yaşlarını sürenler Türk polisini hep aynı kıyafetle tanıyorlar.
25 yıldır değişmemiş.
Bu yüzden fotoğraflara ilk baktığınızda garip gelmesi doğal.
Ne tasarlanırsa tasarlansın, Faruk Saraç değil Roberto Cavalli imza atsın yine aynı duyguyu yaratırdı.
Polisi başka bir kıyafetle görmemişiz çünkü...
Sibel'in röportajından anladığımız kadarıyla Saraç işi çok sıkı tutmuş, en ince ayrıntısına kadar düşünmüş...
Her ne kadar şapka ve kollarda kullandığı damalı desen İngiliz polisini çağrıştırsa da modern bir çizgi hakim kıyafetlere...
Yarınki defilede gazetede gördüğünüz fotoğrafların dışında çok daha fazlası yer alacak.
Bunların hiçbiri onaylanmış kıyafetler değil.
Polis teşkilatı bunların içinden bazılarını seçecek ve onaylayacak.
Hangisi seçilirse seçilsin 25 yıllık alışkanlığın getirdiği etkiyle Faruk Saraç'ın tasarımları uzun süre konuşulacak.
Yeni sokak tabelaları
İstanbul'da adres bulmak da sorundur, elinde harita turist olarak gezmek de...
Çünkü sokak isimleri belli bir sistematik içinde yazmaz İstanbul'da.
Sokak isimlerinin yazdığı tabelalar ya düşmüştür ya eskimiştir ya çakılmamıştır... Olan da aynı formatta değildir zaten.
Her yerel belediye kafasına göre dizayn ettiği sokak tabelasını köşe başındaki ilk apartmanın duvarına çakar.
Oysa modern şehirlerde bu iş tek tiptir ve düzenlidir.
Bu yüzden ilk kez gittiğiniz batılı bir şehirde elinizde harita varsa kolay kolay kaybolmazsınız.
Büyükşehir Belediyesi aynı uygulamaya İstanbul'da başladı.
Şehrin tüm sokak tabelaları değiştiriliyor.
Yeni tabelalarda kırmızı üzerine beyaz harflerle sokağın adı yazıyor, altındaki bantta ise küçük harflerle mahalle ve ilçe adı var.
İstanbul'un her yerinde aynı şekilde olacak bu sokak tabelaları çakılmaya başlandı.
Rengini ve dizaynını sevdim yeni tabelaların.
Ancak bazı yerlerde bu tabelalar sokağın başındaki ilk apartman duvarına değil de, özel dikilen direklere asılıyor.
Pazar sabahı Aksaray'dan Topkapı'ya uzanan Millet Caddesi'nden geçerken 30 metrede bir dikilmiş yeni sokak tabelası direklerini gördüm.
Neden böyle gözümüzün içine sokma ihtiyacı hissettilerse...
Gereksiz bir görüntü kirliliği, yer işgali ve masraf.
Estetik tabelaları abartılı bir uygulamayla çirkinleştirmişler.
AKM yıkılsın diyorum ama yerine yapılacak binanın da böyle estetik dışı bir müdahaleyle çirkinleşmesinden korkuyorum.
Yeni tabelalar duvarlarda durursa çok daha şık olacak.
Eşek şakası
Okan Karacan'ın, Alişan'la nişan atma gerginliği yaşayan Sezin Erbil'le ilgili söyledikleri kelimenin tam anlamıyla eşek şakası.
Yok Sezin'le 2-3 ay süren birlikteliği olmuş, yok hemen nikah yaparmış türü gevezelikler.
Sonra bunun şaka olduğunu söyledi ama iyi ki Alişan'ın çağrısına uyup da Ulus Parkı'na gitmedi.
Buzda düşmekten beter olurdu herhalde... |
| |
| |
|
|